Bloomberg HT Tv’de Ece Mağat’ın sunduğu ’60 Dakika’ programının canlı yayınına katılan Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan, yazılım üzerinden gerçekleşen ABD-Çin rekabetinden; Türkiye’de yazılım sektörünün yaşadığı sorunlara ve yapay zekanın verimliliğe etkilerine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.
Kurumsal yazılım ihracatını artırmak için teşvikler dışında, atılması gereken adımlar olduğuna vurgu yapan Küçükpehlivan, “Muhatap olunan çok başlılığın yarattığı dezavantajların yanı sıra; firmaların yararlandığı teşviklerin döviz bazında olmaması ve geç ödenmesi de önemli bir sorun. Bu sıkıntıların aşılması yönünde, TOBB Yazılım Meclisi ve Hizmet İhracatçıları Birliği Yazılım Bilişim Komitesi olarak ilgili kamu bürokrasisi ile diyalog halindeyiz” dedi.
“Trump ‘Genesis’ adında, ‘Amerika’nın verisi Amerika’da kalacak’ düşüncesiyle sadece Amerikalıların ücretsiz kullanabileceği ve milyarlarca dolar yatırım yapılan, kapalı devre bir yapay zeka merkezini harekete geçiren bir kanunu, geçtiğimiz haftalarda yayınladı. Bu kanun stratejinin bir parçası.”
“Yarı nüfusumuza sahip İspanya’nın, bizim beş katımız bilişim ihracatları var. Bu durumda kendi iç kırılımlarımıza bakmamız lazım. Türkiye aslında son 5-6 yılda başarılı bir grafik çizdi. Burada oyun sektörümüz ciddi bir gelişme gösterdi. Türkiye’nin 2025’te yaklaşık 5 milyar dolar yazılım ihracatı var görünüyor. Bunun 4 milyar dolardan fazlası oyundan geliyor. Bu durum sağlıksız bir görüntü oluşturuyor.”
“5 ya da 10 yıl içerisinde, insanlar artık araba almak istemeyecekler. Siz bir araba şirketinden abonelik aldığınızda, istediğiniz zaman arabaya ulaşabilip, belirli bir kilometreyi zaten ödediğinizi düşündüğünüzde, arabayla olan bağınız ve kullanım şekliniz de değişecek. Cep telefonuna, yazılımlara nasıl alıştıysak, mobilitenin bu haline de alışacağız.”
“Çin gibi yılda 20 milyon araba üreten bir ülkeyle, daha fazla üretmek üzerine rekabet edemezsiniz. Onun yerine günde 24 saat sürücüsüz çalışan, bir milyon araba ile 20 milyon arabanın yaptığı işi yapacak bir mekanizma kurarak rekabet edebilirsiniz. Dolayısıyla bu rekabeti sağlayabilmek için yazılımın, yapay zekanın gücünü kullanmak durumundasınız.”
ABD–Çin Rekabetinde Yazılım Savaşı
ABD ile Çin arasındaki teknolojik rekabetin merkezinde, artık donanım kadar yazılım ve yapay zeka yer aldığını ifade eden Küçükpehlivan, ABD’nin halihazırda yazılım ve yapay zeka alanında açık ara lider olduğu belirtilirken, Çin’in liderliğinin ise daha çok elektronik ve ağır sanayi üretiminde gerçekleştiğini vurguladı. Küçükpehlivan, “Trump ‘Genesis’ adında, ‘Amerika’nın verisi Amerika’da kalacak’ düşüncesiyle, sadece Amerikalıların ücretsiz kullanabileceği ve milyarlarca dolar yatırım yapılan kapalı devre bir yapay zeka merkezini harekete geçiren bir kanunu geçtiğimiz haftalarda yayınladı. Bu stratejinin bir parçası. Bu merkez, üniversitelerin ve Amerikalıların kullanımına sunulacak. Dolayısıyla bu strateji, ABD’nin liderliğini sürdürme ve Çin’in Amerikan uygulamalarından elde edebileceği bilgileri engelleme üzerine ilerliyor” dedi.
Yazılımda Oyun Sektörü Liderliğini Koruyor
Türkiye’nin yazılım pazar payının (yazılım, bilişim, iletişim) dahil 20 milyar doların biraz üzerinde olduğuna dikkat çeken Küçükpehlivan, Türkiye’nin potansiyeline göre epey dar bir pazarı olduğunu söyledi. Benzer ülke olarak İspanya örneğini veren Küçükpehlivan, “Bizim yarı nüfusumuza sahip İspanya’nın, bizim beş katımız bilişim ihracatları var. Bu durumda kendi iç kırılımlarımıza bakmamız lazım. Türkiye aslında son 5-6 yılda başarılı bir grafik çizdi. Burada oyun sektörümüz ciddi bir gelişme gösterdi. Türkiye’nin 2025’te yaklaşık 5 milyar dolar yazılım ihracatı var görünüyor. Bunun 4 milyar dolardan fazlası oyundan geliyor. Dolayısıyla burada çok sağlıksız bir görüntü oluşturuyor” dedi.
Avrupa Birliği kompozisyonuna bakıldığında ise tüm yazılım ihraçlarının, yaklaşık üçte birinin kurumsal yazılımlardan oluştuğunu ifade eden Küçükpehlivan, şunları söyledi: Amerika’daki yazılım pazarı 380 milyar dolar civarında. Avrupa Birliği’nde bu rakam ise 160-170 milyar dolar civarında. Bu yazılım pazarının içerisinde 70 milyar dolar kurumsal yazılımlar. Yani büyüklüğü anlayabilmek açısından Avrupa Birliği’nin otomotiv pazarına bakacak olursak. Binek araç pazar büyüklüğü 500 milyar dolar. Yani yazılım, bunun üçte biri civarında ve ekonomisinde önemli bir yer tutuyor” dedi.
Desteklerdeki Temel Beklentiler
Kurumsal yazılım ihracatını artırmak için teşvikler dışında, atılması gereken adımlar ve beklentilere dikkat çeken Küçükpehlivan, sektörün gelişiminde muhatap olunan çok başlılığın yarattığı dezavantajların yanı sıra; firmaların yararlandığı teşviklerin döviz bazında olmaması ve geç ödenmesinin de önemli bir sorun olduğunu söyledi. Küçükpehlivan, bu sıkıntıların aşılması yönünde TOBB Yazılım Meclisi ve Hizmet İhracatçıları Birliği Yazılım Bilişim Komitesi olarak ilgili kamu bürokrasisi ile diyalog halinde olduklarını belirtti.
Yapay Zeka: Fırsat mı, Tehdit mi?
Mağat’ın, “Yapay zeka yazılım tarafını nasıl etkileyecek?” sorusu üzerine ise Küçükpehlivan, yapay zekanın sektörün önünü açtığını ve inanılmaz bir pazar büyüklüğüne ulaşmalarını sağladığını ifade etti. Her sektörün bu yenilikten bir şekilde etkilendiğini belirten Küçükpehlivan, “Bazı elemanlar işten çıkartılıyor fakat şunu unutmayın; bugün otomotiv sektörünün içerisindeki fark yaratan ana konu, yazılımdaki gücünüz. Çin ve Amerika’nın savaşı da yazılım üzerinden gerçekleşecek ve gerçekleşiyor. Şöyle bir vizyonunu paylaşmak istiyorum. 5 ya da 10 yıl içerisinde, insanlar artık araba almak istemeyecekler. Siz bir araba şirketinden abonelik aldığınızda, istediğiniz zaman arabaya ulaşabilip, belirli bir kilometreyi zaten ödediğinizi düşündüğünüzde, arabayla olan bağınız ve kullanım şekliniz de değişecek. Cep telefonuna, yazılımlara nasıl alıştıysak, mobilitenin bu haline de alışacağız” dedi.
Yeni Rekabet Modeli Verimlilik Üzerine
Yapay zeka, üretimin fiziksel gücü yerine, verimliliği temel alacak bir rekabet modeli ortaya koyduğunun altını çizen Küçükpehlivan, yapay zekanın yaratacağı hasardan çok daha büyük ekonomik fayda ve katkı sağlayacağını şu örnek üzerinden açıkladı: “Çin gibi yılda 20 milyon araba üreten bir ülkeyle, daha fazla üretmek üzerine rekabet edemezsiniz. Onun yerine günde 24 saat sürücüsüz çalışan bir milyon araba ile 20 milyon arabanın yaptığı işi yapacak bir mekanizma kurarak rekabet edebilirsiniz. Dolayısıyla bu rekabeti sağlayabilmek için yazılımın, yapay zekanın gücünü kullanmak durumundasınız. Bu durumda bir milyon araba ile sürdürülebilirliği olan 20 kat bir fayda sağlamış olursunuz.”
Otomotiv gibi cep telefonlarında da ciddi değişimler yaşanacağına işaret eden Küçükpehlivan, bütün dünyada sadece internetle çalışan, sim ya da operatör değişikliği gerektirmeyen gelişmelerinde yazılım ve yapay zeka ile gerçekleşeceğini söyledi.
