Küçükpehlivan, CNBC-e Tv’de Borsaya Açılma Hedeflerini Açıkladı

“Kuruluşumuzun 30. yılı olan 2027’de, halkımızla buluşmanın çabası içerisindeyiz. Bütün planlamalarımızı da ona göre yapıyoruz.”

Başarsoft Yönetim Kurulu ve TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Yazılım İhracatı Komite Başkanı Alim Küçükpehlivan, CNBC-e Tv’de Finansal Teknolojiler programının canlı yayın konuğu oldu. Şafak Tükle’nin sunduğu programda soruları cevaplandıran Küçükpehlivan, Başarsoft’un 30. yılında borsaya açılma hedeflerinden, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yerli-milli navigasyon projesine kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

“Şu an E-Turquality etiketine de kavuştuk. Böylece yurtdışı satışlarında Türk devletini de temsil eden bir etikete sahibiz. Dolayısıyla bunların hepsi kurumsallaşmanın adımları. 1997 yılında kurulduk ve 30. Yılımız olan 2027’de, borsaya açılarak halkla her türlü buluşmuş olalım diye bir çalışmanın içerisindeyiz. Bütün planlamalarımızı da ona göre yapıyoruz.”

“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ‘Yerli, Milli Navigasyon’ oluşturmak üzere bir çağrı yaptı. Bakanlığa bir teklifimiz oldu. Eğer biz seçilecek olursak, yaklaşık bir yıl sonra böyle bir ürünle tüm vatandaşlarımızın cep telefonlarında olmayı hedefliyoruz.”

“Şu an Türkiye’deki 21 milyon binanın ve 5 milyon işletmenin kapısına kadar mal ve hizmet ulaşımının, en güçlü ve hızlı harita altyapısını sunuyoruz. Ambulanstan polise, pizzacıdan kargoya kadar insanların konumla ilişkilerini yöneten bir altyapı teknoloji şirketiyiz.”

“Biz yılda yüzde 20 büyüyen bir şirketiz ve bu trendi devam ettiriyoruz. Borsaya girdiğimiz anda, yarattığımız hikayenin, gelen sermaye ile birlikte yurtdışı çarpanının arttığını düşünün. Dolayısıyla o zaman büyümenin çok daha kapsamlı olacağını düşünüyorum.”

“Şu an 700-750 milyon lira ciro hedefimiz var.  Bunun yaklaşık yüzde 20’si yurtdışı cirolarımız. Amacımız bu oranı daha yukarılara çekebilmek.”

“Yıllar önce sahada manuel topladığımız verileri artık videodan yapay zeka ile yarı otomatik üretir hale geldik. Bu sayede bir şehri 10-15 günde güncelleyen ekiplerimiz, 2-3 günde güncelleyebilir hale geldi.”

“Ciddi bir Ar-Ge bütçesi ayırıyoruz. Bizim ODTÜ Teknokent’te 2004’ten itibaren yerimiz var. Dolayısıyla Ar-Ge bizim DNA’mızda var.”

“Ürünlerimizin en temel özelliği, maliyetleri azaltırken satışları da artırıyor. Dolayısıyla biz bir müşteriyi aradığımız zaman bizi dinlemek, onların ciddi anlamda vizyonunu geliştiriyor ve bilmedikleri alanlarda yeni bilgiler oluşturuyoruz.”

Yerli-Milli Navigasyon Atılımı

Şu an Türkiye’deki 21 milyon binanın ve 5 milyon işletmenin kapısına kadar mal ve hizmet ulaşımının, en güçlü ve hızlı harita altyapısını sunduklarını ifade eden Küçükpehlivan, ambulanstan polise, pizzacıdan kargoya kadar insanların konumla ilişkilerini yöneten bir altyapı teknoloji şirketi olduklarını söyledi. Küçükpehlivan, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ‘Yerli, Milli Navigasyon’ oluşturmak üzere bir çağrı yaptı. Bakanlığa bir teklifimiz oldu. Eğer biz seçilecek olursak, yaklaşık bir yıl sonra böyle bir ürünle tüm vatandaşlarımızın cep telefonlarında olmayı hedefliyoruz’ dedi.

“Yüzde 20 büyüme trendini sürdüreceğiz”

Yüzde 20’si yurtdışı gelirleri olmak üzere 750 milyon lira ciro hedeflerinin olduğunu ve yılda yüzde 20 büyüme trendini sürdüreceklerini belirten Küçükpehlivan, Başarsoft ürün ve yazılımlarının en temel özelliğinin, maliyetleri azaltırken satışları da arttırması olduğunu söyledi: “Biz bir müşteriyi aradığımız zaman bizi dinlemeleri, onların ciddi anlamda vizyonunu geliştirebiliyor ve bilmedikleri alanlarda yeni bakış açıları kazandırabiliyoruz. Hemen her sektörde müşterilerimizin daha az maliyetle daha etkin çalışabilmelerini sağlıyoruz.”

“Ar-Ge bizim DNA’mızda var”

2004 yılından itibaren ODTÜ Teknokent’te de bulunduklarını ve Ar-Ge faaliyetlerine ciddi yatırımlarının olduğunu ifade eden Küçükpehlivan, yapay zeka analiz modüllerini de etkin bir şekilde kullandıklarına dikkat çekti. Küçükpehlivan, “Ar-Ge bizim DNA’mızda var. Ar-Ge 250 sıralamasında 112. sıradayız. Yıllar önce sahada manuel topladığımız verileri, artık videodan yapay zeka ile yarı otomatik üretir hale geldik. Bu sayede bir şehri 10-15 günde güncelleyen ekiplerimiz, 2-3 günde güncelleyebilir hale geldi. Öte yandan elektrik, su, doğalgaz gibi tüm altyapı dağıtım şebekelerinin etkin yönetilmesinden; dağıtım hatlarında olası arıza ihtimallerini, hangi abonelerin ne boyutta etkilenebileceği gibi pek çok senaryonun belirlenerek, çözüm simülasyonları geliştirebiliyoruz” dedi.

Yapay zekada yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Küçükpehlivan, önceden çözülememiş ya da yüksek maliyetler gerektiren sorunların, yapay zeka ile daha verimli ve ciddi zaman tasarrufu kazandırarak çözebildiklerini kaydetti. Bu durumun teknolojide öne geçmelerine imkan sağladığını ifade eden Küçükpehlivan, “Önceden yazılım denince Amerika, Almanya, Hindistan gibi ülkeler önümüze gelirken, şimdi yapay zeka sıçraması ile farkı kapatabilme fırsatı oluşuyor” dedi.

Yurtdışı operasyonlar ve Borsa açılımı

“Şu an yurtdışı operasyonlarınız nasıl?” sorusu üzerine ise Küçükpehlivan, cirolarının yüzde 20’sini yurtdışı gelirlerinden oluştuğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Amerika’da bir ofisimiz yurtdışında da yürüttüğümüz projelerimiz var. Örneğin Afrika’da Uganda’da, Togo’da; Arnavutluk’ta bitirmek üzere olduğumuz işlerimiz var. Amerika’da da elektrik sektöründe projeler yürütüyoruz. Burada amacımız Türkiye’de büyüttüğümüz diğer işlerimizi de yurtdışına pazarlayabilir hale gelmek. Borsaya girdiğimiz anda yarattığımız hikayenin, gelen sermaye ile birlikte yurtdışı çarpanının arttığını düşünün. Yani Türkiye’de lider olan bir teknoloji şirketinin Azerbaycan’da, Fas’ta, Tunus’ta operasyonlar yürütebilir hale gelmesini sağlamak temel amacımız. Dolayısıyla o zaman büyümenin çok daha kapsamlı olacağını düşünüyorum.”

“E-Turquality etiketine de sahibiz”

Tükle’nin, “Halka açılma sürecinden biraz bahseder misiniz? Neden halka arz, neden 2027?” sorusu üzerine ise Küçükpehlivan, karlılık ve ciro açısından çoktan halka arz olabilecek bir yapıda olduklarını belirterek şunları söyledi: “Şirketin tam kurumsallaşmasını hedefliyorum. Bunun içerisinde de yurtdışı satışlarının da belirli bir seviyeye gelme hedefi var. Şu an E-Turquality etiketine de kavuştuk. Böylece yurtdışı satışlarında, Türk devletini de temsil eden bir etikete sahibiz. Dolayısıyla bunların hepsi kurumsallaşmanın adımları. 2027 hedefi ise 1997 yılında kurulduk ve 30. yılımızda halkla her türlü buluşmuş olalım diye bir çalışmanın içerisindeyiz. Bütün planlamalarımızı da ona göre yapıyoruz.”

Dünyadaki büyümenin üzerinde büyüyoruz

Tükle’nin “Enflasyon, faiz ve kur sizin için ne ifade ediyor?” sorusu üzerine ise Küçükpehlivan, yaklaşık 30 yıldır içinde bulunduğu yazılım sektörü adına konuşabileceğini belirterek, sektörün özellikle son 6-7 yıldır devletin de radarına girdiğini ifade etti. Öncelikle sektörün bir sanayi olarak tanımlandığını ve bu sayede desteklerinde özelleşmeye başlayarak E-Turquality gibi programlar oluşturulmaya başlandığını söyleyen Küçükpehlivan, “Dolayısıyla bizim sektör, dünyadaki büyümenin üzerinde bir büyüme gösteriyor. Pandemi ile birlikte yazılım sektörü özellikle oyun geliştiren firmalarımızın çok ciddi büyüme rakamları elde ettiğini gördük. Bu durum ekosistemi de etkilemeye başladı. Dolayısıyla sektör olarak kur, faiz baskılarının dışında dünya pazarları ile entegre olabilme yolunda ilerleyen ama hala potansiyelinin çok altında bir durumdayız. Dolayısıyla alınacak çok yolumuz var ancak iyi gidiyoruz” dedi.