Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan, Ekotürk TV’de yayınlanan ‘Sektörel Bakış’ programına konuk oldu.Programda yazılım dünyasındaki 2025 projeksiyonları, istihdamdaki radikal
değişimler ve Türkiye’nin küresel rekabetteki konumu masaya yatırıldı.
• “Yapay zeka ile donanmış 2-3 yıllık bir mühendis, kendini geliştirmemiş 10 yıllık bir mühendisten daha fazla iş üretebilir hale geldiği için tercih edilmeyebaşlandı.”
• “Bankacılık, mimari tasarım ve analiz gibi ‘bit ve byte’ları yorumlayarak para kazanılan sektörlerde çalışanların işi risk altında. 7/24 çalışan sanal iş gücü geliyor.”
• “Türkiye’de yatırımcı, vergi avantajları ve garanti getiri nedeniyle startup yerine gayrimenkulü tercih ediyor. Sanayicinin risk alıp üretim yapması için vergi reformuna ihtiyaç var.”
• “Bölümünüz ne olursa olsun, bir bilgisayar edinip kodlama ve yapay zeka ile ilgilenin. En büyük engelimiz ise hala yabancı dil.”
Yazılım sektörünün 2025 yılını dünya ortalamasının üzerinde, yaklaşık yüzde 20’lik bir büyüme ile kapattığını belirten Küçükpehlivan, buna rağmen sektörde işten çıkarmalarla kendini gösteren bir “düzeltme” hareketi yaşandığına dikkat çekti.
Yazılım dünyasında kartların yeniden dağıtıldığını ifade eden Küçükpehlivan, “Yapay zeka ile donanmış 2-3 yıllık bir mühendis, kendini geliştirmemiş 10 yıllık bir mühendisten daha fazla iş üretebilir hale geldi. Bu nedenle sektörde tercihler değişiyor. Eskiden ‘sanat ve tecrübe’ gerektiren yazılım işi, bugün yapay zeka araçlarıyla daha hızlı ve standart bir mühendislik sürecine dönüşüyor” dedi.
7/24 çalışan “Sanal İş Gücü” geliyor
Geleceğin çalışma modellerine değinen Küçükpehlivan, bankacılık, mimari tasarım ve analiz gerektiren iş kollarında büyük bir dönüşüm yaşanacağını söyledi. Günde 8 saat çalışan insanlar yerine; 7/24 çalışan, hatalarından öğrenebilen ve milyonlarca veriye anında erişebilen yapay zeka sistemlerinin öne çıktığını belirten Küçükpehlivan, “Bu dönüşüm hemen yarın olmayacak belki ama ‘bit ve byte’ları yorumlayarak para kazanılan sektörlerde çalışanların işi risk altında” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel rekabet ve dil bariyeri
Yapay zeka teknolojisini üretme, donanım ve çip teknolojileri konusunda ABD ve Çin arasında büyük bir mücadele yaşandığını, Avrupa ve Rusya’nın henüz bu oyunun içinde olmadığını belirten Küçükpehlivan, Türkiye’nin konumunu ise şöyle değerlendirdi:
“Türkiye yapay zeka araçlarını kullanarak çözüm üretme konusunda başarılı ve ‘tüketici’ modunda iyi bir noktada. Ancak önümüzdeki en büyük engel yabancı dil yetersizliği. Hindistan, İngilizce avantajı sayesinde küresel pazarda ‘dış kaynak’ (outsourcing) olarak büyük bir yer edindi. Türkiye’deki iş gücü, Hindistan’a göre çok daha nitelikli ve kriz çözme becerisine sahip olsa da dil sorunu bizi yavaşlatıyor. Eğitim sistemimizdeki bu başarısızlık nedeniyle şirketlerimizde kadrolu İngilizce öğretmeni çalıştırmak zorunda
kalıyoruz.”
Yatırım iklimi ve “Konut” çıkmazı
Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin sermayeye erişim zorluklarına da değinen Küçükpehlivan, yatırımcı alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. ABD’de konut vergilerinin yüksek olmasının yatırımcıyı borsaya ve startup’lara yönlendirdiğini hatırlatan Küçükpehlivan, “Türkiye’de yatırımcılar vergisel avantajlar ve garanti getiri nedeniyle paralarını gayrimenkule yatırmayı tercih ediyor. Sanayicinin risk alıp üretim yapmak yerine konut almayı daha güvenli bulduğu bu ortamın değişmesi için acilen vergi reformuna ihtiyaç var” dedi.
Lojistikte verimlilik ve İstanbul sorunu
Türkiye’de lojistik maliyetlerinin yüksek ve verimsiz olduğunu belirten Küçükpehlivan, devletin elindeki lojistik takip verilerinin endüstriye açılması durumunda firmaların dağıtım süreçlerini optimize ederek maliyetleri düşürebileceğini söyledi. Küçükpehlivan ayrıca, İstanbul’daki aşırı yığılmanın çözülmesi, sanayinin Anadolu’ya yayılması ve İstanbul’da artık konut üretimine “dur” denilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gençlere tavsiye: “Bölümünüz ne olursa olsun kodlayın”
Kariyerinin başındaki gençlere ve üniversite öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Küçükpehlivan, formülün net olduğunu belirtti: “İleri seviyede İngilizce öğrenin ve yapay zeka araçlarına hakim olun. Okuduğunuz bölüm işletme, lojistik veya istatistik olabilir; bölümünüz ne olursa olsun, bir bilgisayar edinip kodlama ve yapay zeka ile ilgilenmeniz şart.”
